Archive for dkturkiye.myfastforum.org Deutsch Kurzhaar
 


       dkturkiye.myfastforum.org Forum Ana Sayfa -> İtaat Egitim
Burak Kabakcı

AV KÖPEKLERİNDE İTAAT " ŞAH MISINIZ, PİYON MUSUNUZ ?

bir zamanlar yeni bir köpek yavrusu edindiğimde "inşallah av yapar" diye düşünür, 1. sezon olmazsa 2. Sezon, oda olmazsa 3. sezon arkamdan büyük bir saygı ve titizlikle gezip gölgemden ayrılmayan sadık dostumun, önümde av yapmasını, sabırla ve azimle bekleyerek geçirir, şansım var ise emekliliğine birkaç yıl kala, avcı atalarını rüyasında görüp aşka geldiğini tahmin ettiğim köpeğim av yapmaya başlardı. bu kadar şanslı olmayan avcı arkadaşlarım ve büyüklerimde yok değil aslında.



bugün ise ülkemizde arıkan köpek kullanmayan avcı neredeyse yok denecek kadar az. yeni sorun ise köpeğin itaat edip etmeyeceği, av da açılacak mı, menzilde mi arayacak, avı çiğneyecek mi, istenilen gibi mi getirecek, arabada ayrılıp arabada mı buluşacağız, komutlarıma uyup benim kontrolümde çalışacak mı gibi itaat sorunlarından oluşuyor.



sorunun kaynağı ise yine eskiye dayanıyor. eskiden arı kan olmayan köpeklerimizi istediğimiz kıvama getirip, av heyecanını verebilmek için üç hatta iki aylık iken aktif ava sürer, köpeğin içindeki avcı kanı bir an önce ortaya çıkarmaya çalışırdık. o dönemde köpeklerin çoğu arıkan olmadığından av heyecanı az, sahibine bağımlı karakteristik özellikler taşıyorlardı. bu yüzden itaat sorununu çok fazla yaşamazdık. günümüz modern avköpeklerine eski sistem öğretiler uygulandığında ise söz konusu hangi ırk mensubu olursa olsun, yukarıda birkaçını belirttiğim sorunları yaşamamız kaçınılmaz hale gelir. KÖPEK ÖNCE SAHİBİNİ, SONRA AVI SEVMELİDİR. eğer köpeğinize kendinizi tanıtmadan, sevdirmeden, itaati öğretmeden, beraber çalışma kuralını pekiştirmeden aktif ava sürerseniz, zaten ortaya çıkması hayatının her döneminde kaçınılmaz olan, avlanma güdüsünü, bu süreci atlatmadan henüz bir çocuk iken açığa çıkarırsanız, ne olursa olsun sizi sever, ancak avı daha çok sever.  gerekli eğitimi almadan, itaati kusursuzlaşmadan avlanan bir köpek siz daha sonra ne kadar hatanızı anlayıp üstüne düşerseniz düşün mutlak suretle, size özellikle çocukluk dönemini atlatıp kendine güven kazandığı döneme geldiğinde ki bu genellikle 15-18 aylık olmasına tekamül eder, sorun çıkaracaktır. bir köpek anneden ayrılıp, eğitim almaya başladıktan sonra en az bir yaşına gelene dek aktif ava sürülmemelidir. bu eğitim süresi 8-10 aylık bir süreyi kapsar ki bu dönem köpeğin gelecekte sizi ne kadar mutlu edeceğini, dolayısiyle onunda, sizinle ne kadar mutlu olacağını belirleyecek bir süreçtir. Bu uzun gibi görünen kısa dönemin sonunda, yavrunuz en iyi şekilde sosyalleşmeli (ki sosyalleşmenin kalitesi onunla geçirdiğiniz zamanın çokluğu ile doğru orantılıdır) ve kusursuz bir itaat yüklenmiş olmalıdır.unutmayın ki köpeğinizi en çok mutlu edecek şey sizinle birlikte zaman geçirmektir.zamanın nasıl geçtiği önemli değildir. Kah oyun oynarken, kah yanı başınızda uyuklarken, kah seyahat ederken geçirilmiş zaman köpeğiniz için bir çocuğun Disney Land'da geçirdiği zaman kadar keyifli ve unutulmazdır. Böyle geçirilen çocukluk döneminden sonra köpeğiniz için siz vazgeçilmez olursunuz. Kendisini tatmin için değil, sizi mutlu etmek için avlanır, sizin sevdiğiniz hoşlandığınız şeyleri yapmak için can atar. Sizin kahkaha atmanızı görmek ve bunun onun tarafından olduğunu bilmek inanın onun için dünyalara bedeldir. Size karşı böylesine sevgi besleyen, böylesine itaat eden bir köpeğin sizi avda bırakıp gitme ihtimali olamaz.

bu dönemde iradenizi, sabrınızı, otoritenizi ve sevginizi büyük bir denge ile kullanıp kendinizi adeta onun mabedi ve vazgeçilmesi haline getirmelisiniz. çünkü inanın, sandığımızdan öyle zekidirler ki, şirinliklerini ve sizin zaaflarınızı kullanmayı çok iyi bilirler ve bir bakarsınız, bu süre içinde karşılıklı oynadığınız satranç oyununda siz kendinizi şah, onu piyon olarak görürken, hafife aldığınız piyon sizi mat eder. bu durumda iş işten geçmiştir.

yavrunuz sizi mutlaka sevmelidir, zira köpek sizi, ya saydığı ya da sevdiği için itaat edebilir. ancak bunların ikisini birlikte kullanırsanız sonuç mükemmel olur.

değeli okurlar bu yazımda sadece itaat eğitimi hakkında bildiklerimi cümlelere dökmeye çalışacağım. bu süre zarfında elbette aport, ferma eğitimleri, sesten korkmaması için gereken eğitimler ve uygulamalar yapılmalıdır, ancak tüm bunlar aktif ava değil, temel eğitimin bir kolu olarak uygulanıp öğretilmelidir.



köpekler sürü psikolojisine sahiptirler. mutlaka kendinin dışındaki tüm canlıları kendinin altı veya üstü olarak sınıflandırır ve ona göre davranır. üstlerini lider kabul eder ve itaat eder, altını ise umursamaz ve ona karşı genellikle duyarsız davranır. bazı köpekler beslenme esnasında, sahipleri yemek tabağına elini  uzattığında veya yaklaştığında hırlarlar. bu  her ne kadar komik karşılansa da vahim bir durumdur. zira  köpek kendini lider olarak görmektedir.çünkü  kurt sürülerinde avdan nasibin ilk önce sürü lideri alır. işte itaat bu aşamada başlar. siz izin vereden kesinlikle yavrunuz yemeğe dokunmamalıdır. beslenme saati geldiğinde mama kabındaki mamayı siz komut verdikten sonra yemeye başlaması bu konuda ilk ve en önemli eğitimdir. otur ve bekle komutunu iyi bir şekilde öğretip bu uygulamayı en ideal şekilde yapabilirsiniz. ayrıca siz beslenirken size yaklaşıp yiyecek istemesine kesinlikle fırsat vermeyin. hemen onu uzaklaştırın. bir süre sonra siz beslenirken kendince haddini bilecek ve başka bir kenara çekilip sakince bekleyecektir.  



köpeğiniz hiçbir kapıdan sizden önce çıkmamalı, hiçbir kapıdan sizden evvel girmemelidir. her zaman gezinti esnesında bir yere girerken kapıdan ilk önce siz girin, hemen arkanızdan onu alın. mutlaka her fırsatta ilk önce girmeye veya çıkmaya çalışacaktır, buna asla müsaade etmeyin. HAYIR kelimesini çok iyi bir şekilde öğretmelisiniz.



hiçbir komutu birden fazla tekrarlamayın. birden fazla tekrarlanan komut, köpeğin hemen ona olan zaafınızı anlamasını sağlar ve elinden geldiğince suistimal eder. "otur" komutunu verir vermez oturmuyorsa kalçasından bastırıp oturmasını sağlayın. "yat" komutu verdiğinizde yapmıyorsa hemen elinizle bastırarak müdahale edin ve yatırın.  (bu işi kolaylaştırmak için köpeğinizi yatırdıktan sonra köpeğinizin üzerine gezi kayışını koyun. bu onun üzerinde bir baskı hissetmesini ve kalkmamasını sağlar). daha sonra aradan geçen süre zaarfında kalkmayı deneyecektir, hemen  bir elinizle kalça üzerindeki deriden, diğer elinizle ense derisinden tutup, daha önce yatmasını istediğiniz ve kalktığı noktadan 1mt geriye götürüp bastırarak yatırın. tekrar aynı şeyi yaparsa 1 mt daha geriye götürüp aynı şeyi yapın ve yerinize dönün. çabalarının ve ısrarının hiçbir yarar sağlamadığını hatta daha da geriye gittiğini anlayaqn köpeğiniz çaresiz itaat edecek ve üstünlüğünüzü kabullenip yatacaktır. yatan köpeğinizin üzerinden yavaşça geçin. bunu yaparken onun kalkmaması ve ürkmemesi için son derece ağır davranın ve onu sakinleştirici, güven verici sözler söyleyin. eğer bir köpek sahibini üzerinden geçiriyorsa, sahibine güveni tam demektir. mutlaka her ne dönemde ve hangi yaşta olursa olsun sizi sınayacaktır. örneğin "hayır " dediğinizde onun için çokta önemli olmayan bir eyleme devam edebilir, asla müsaade etmeyin. o meyanda "hayır" komutunuz sizce çok gerekli değilse bile, köpeğinizin o anki eylemi çok da rahatsız edici olmasa bile yaptığı işi kesinlikle bırakmasını sağlayın. çünkü onun içinde pek önemli olmayan bu eylem zincirin kırılan halkası, piyonu kale arkasına geçiren bir hamledir onun için. bu bir nevi taktik oyunu olup, baskı altına alma durumudur. ancak istediğinizi layıkıyla yaptığında, işin hemen sonunda onu sevginiz, kucaklamanız ve aranızdaki oyunlarınızla ödüllendirin. bir süre sonra itaat etmekten keyif almaya başlayacaktır.



kayışla gezi esnasında köpeğinizin yeri her zaman sol yanınız olmalıdır. önünüzden sizi çekerek patinaj çeken bir köpeğin eğitimden yoksun olduğu herkes tarafından anlaşılacağı gibi hiçte hoş bir görüntü değildir. ayrıca siz durduğunuzda köpeğiniz hemen oturmalıdır. örneğin yol kavşaklarında bu olay sizi çok rahatlatır ve köpeğiniz sizden her zaman her yerde itaat edeceği bir beklentiniz olduğunu hisseder (gezdirme esnasında aniden durup "otur" komutu verin, köpeğiniz komutu bilse bile hiç beklemediği bir zamanda olduğu için şaşıracak ve oturmayacaktır. henüz komutu söylerken bir elinizle kalçasına bastırıp, diğer kayışı tutan elinizle kayışı geriye doğru çekip oturmasını sağlayın. bir süre sonra komutu çözecektir. öğrendiğini bildiğiniz halde yinede tereddüt ediyorsa, yürüyorken birden durup  "otur" derken, köpeğiniz solunuzda iken  sağ ayağınız ile kalçasına hafifçe dokunup kayışı geriye çekin. birkaç egzersiz sonra kesinlikle netice alırsınız).

komutunuzu yerine getirmeyeceğini düşündüğünüz sırada asla komut vermeyin. bu sadece o komutu  köpeğin nazarında dejenere eder.gelişim ve eğitim çağındayken, neşe ile size doğru koşarken "gel" deyin. bir kediyi, oyuncağı veya bir yaprağı iştahla kovalarken "gel" demeyin. zaten yapmayacaktır.

önemli olan köpeğin öğrenmeyi öğrenmesidir. öğrenmeyi öğrenen bir köpek yeni birşey öğrenmek için can atar. böylece hem diyaloğunuz artar hem de av esnasında itaat sorunu yaşamazsınız. günde sadece 10 dakikayı eğitim ile geçirin. diğer zamanlarınızda onunla oynayıp sevdiğiniz şeyleri yapın. yaptığı her iyi şeyde onu ödüllendirin. yapmasını istemediğiniz şeylerde ise asla dövmeyin. bazı avcıların yaptığı hatalar karşısında köpeklerini övünerek nasılda dövdüklerini anlatmalarına şahit oluyorum. bu sadece ego tatmini ve cehalet göstergesidir değerli okurlar. bir köpeğin dünyası sadece sahibidir. sahibiyle birlikte geçireceği anı bütün gün sabırsızlıkla bekleyen bir köpeğin hunharca   dövüldükten sonraki psikolojisini kendinizi onun yerine koyarak düşünün. köpeklerin doğasında dayak veya darbe yoktur. bunu yaptığınızda ona neden böyle birşey yaptığınızı anlamayacak ve sizden uzaklaşacaktır.  cezalandırmanız gerekiyorsa "hayır" derken, ensesinden tutup biraz silkeleyin. tıpkı sürülerde baskın kurtun bir üyeyi cezalandırırken ensesinden tutup silkelediği gibi. bu davranış onu korkutmaz. sadece efendinin kim olduğunu ve onun statüsünü hatırlatır ona.  ve unutmayın ki köpek yaptığı kötü davranışın üzerinden 2 sn geçmeden cezalandırılmalıdır. yaptığı hatadan 1,5 sn sonra verdiğiniz cezanın nedenini asla anlamayacak ve dejenere olacaktır.  bir köpek kuyruğunu sahibinin karşısında bacak arasında taşımamalıdır.  



konunun tam olarak özünde olmamasına rağmen değinmek istediğim bir husus ise avcılar arasında "şok tasması" olarak tabir edilen eğitim tasmasıdır.  bu konu üzerine birçok değerli arkadaşımın ısrarla ve sayfalarca üzerinde durmasına rağmen zorda kalınırsa, sadece köpeğin hayatı boyunca birkez kullanılması gereken eğitim tasmasının, maalesef halen adeta bir uzaktan kumanda cihazı gibi kullanılmaktadır. bilinçsiz kullanmalar sonucunda bu cihaz adeta bir işkence aleti halini almıştır. gördüğüm bazı köpeklerin cihaz boyunlarına takıldığında mum gibi olduklarına şahit oldum. bence bu tamamen dejenerasyondur, irade dışı bir işkencedir ve bunun itaatle kesinlikle ilgisi yoktur. bu durum hem köpek hemde sahibi için bir utanç tablosudur. bir köpek sadece çok asi ise bu cihaz köpeğin boynuna takılır ve en az 2 hafta bu cihaz kullanılmaz. köpek bu cihaza alışmalı ve kullanıldığında, gelen etkinin o cihaz tarafından geldiğini anlamaması esastır. 2-3 hafta sonunda köpek araziye salındığında "gel"  komutu verilir, gelmiyorsa 2. kez komut tekrarlanırken cihaz kullanılır. köpek afallayacaktır. hemen diz çöküp çağırın, koşarak size gelecektir. korkuyu üzerinden atıp gezmeye başladığında tekrar aynı şeyi yapın. 3. kez mutlaka gel dediğinizde gelecektir. bundan sonra o tasmanın köpeğin yaşamında yeri bitmiştir. nadiren uzunca bir dönem sonunda ayni komutta sorun yaşarsanız aynı uygulamayı aynı şekilde uygulayarak pekiştirme yapabilirsiniz.



Sosyalleşme, itaat ve av eğitimleri ile geçen ortalama 10-12 ay sonunda, eğer büyük bir hata yapmadıysanız, uzun yıllar birlikte çalışacağınız ideal bir ortaklık süreci başlamış olacaktır. Sorunsuz geçeceğine inandığımız bu ortaklık süresince mutlaka her fırsatta pekiştirme yapın. Sizi ne kadar severse sevsin, sizi mat etmeyi içgüdüsel olarak her fırsatta deneyecektir. Okyanus ne kadar durgun olursa olsun geminin dümenini asla ona bırakmayın.



BURAK KABAKCI

Mail: burakkabakci@gmail.com

Gsm:0532 363 57 66
alitutuncu

yazılanlar işin özü, ne güzel ! özellikle şok tasması konusuna katılıyorum, çok ama çok kısa bir süre kullanılmalı bence de. zaten ilk birkaç kullanımdan sonra sahibini dinlemediğinde bişeyler olduğunu çok hızlı anlayacak kadar süper hayvanlar av arkadaşlarımız !
zafer soygür

şu laf çok güzel önce sahibini sevmeli sonra avı doğru söze nedenirki türkiyede gerçekten çok güzl arı kanlar girdi ama arı kan girdikce sorun büyüyor bence profesyonel eğitimin bilinmemesi bu işi sadece av için yapmak işi zor kılıyor evet yüzde doksan arıkan var ama yüzde beşi bu arı kanlara gerekli eğitimi vermiyor diye düşünüyorum buna en kısa zamanda çözüm bulunmalı diye düşünüyorum
bahceci

paylaşım için teşekkürler.
Nasipse 2 aylık yavru almak üzereyim ve en az 6 aylık olana kadar sadece onunla oyunlar oynamam gerektiğine inandım artık umarım göstereceğim sabır ve ilgi sayesinde uzunca yıllar meralarda rahat ederim.

       dkturkiye.myfastforum.org Forum Ana Sayfa -> İtaat Egitim
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Create your own free forum | Buy a domain to use with your forum